II. Dünya Savaşı: Roma–Berlin Mihveri Ne İfade Eder?

Schutzstaffel

Roma–Berlin Mihveri, 1930’ların ikinci yarısında İtalya ve Almanya’nın giderek yakınlaşan dış politika çizgisini ifade eder. Bu yakınlaşma, savaş öncesi bloklaşmanın hızlanmasında ve revizyonist aktörlerin kendilerini daha “güvende” hissetmesinde önemli rol oynadı.

Başlangıçta Avrupa diplomasisinde çıkar çatışmaları yaşayan bu iki ülke, uluslararası düzenin zayıflamasını fırsata çevirebilecek ortak bir zemin buldu. İdeolojik yakınlık kadar, statükoyu değiştirme hedefi de bu ilişkide belirleyiciydi.

Roma–Berlin hattının güçlenmesi, küçük ve orta ölçekli devletlerin güvenlik hesaplarını da değiştirdi. Çünkü blokların sertleşmesi, krizlerin çözümünü zorlaştırır ve yanlış hesaplama riskini artırır. Bu durum, 1938–1939 eşiklerinde daha görünür hale geldi.

Bu yakınlaşma, savaşın “çok cepheli” karakterini de etkiledi: Almanya’nın Avrupa’daki genişleme hamleleri ile İtalya’nın Akdeniz ve Afrika’daki hedefleri, aynı stratejik evrende birbirini besleyen baskı hatları oluşturdu.

Özetle: Roma–Berlin Mihveri, savaş öncesi bloklaşmanın hızlanmasına katkı veren ve revizyonist siyaseti güçlendiren bir ittifak eksenidir.



Detaylı anlatım: II. Dünya Savaşı’nın Tarihi: Nasıl Başladı ve Sonuçlandı?