II. Dünya Savaşı: Kursk Muharebesi ve Zırhlı Savaşın Dönüşümü

Schutzstaffel

5 Temmuz 1943 sabahı, Rusya’nın uçsuz bucaksız bozkırlarında toprak titremeye başladığında, tarihin gördüğü en büyük tank savaşı başlamak üzereydi. Almanların ‘Citadel Harekâtı’ (Unternehmen Zitadelle), Doğu Cephesi’ndeki inisiyatifi yeniden ele geçirmek için son büyük kumarıydı. Hitler, yeni geliştirdikleri ağır Tiger ve Panther tanklarına güveniyordu. Ancak Sovyet Mareşali Georgi Jukov, Almanların tam olarak nereye saldıracağını biliyordu ve onları bekliyordu.

Kursk, bir ‘manevra savaşı’ değil, planlı bir ‘yıpratma savaşı’ydı. Sovyetler, aylar boyunca cephe hattına 1 milyonun üzerinde mayın döşemiş, 8 kademeli devasa bir savunma hattı kurmuştu. Alman zırhlı birlikleri (Panzerler), bu derin savunma hatlarını yarmaya çalışırken korkunç kayıplar verdi. Prokhorovka istasyonunda yaşanan tank çatışması, metalin metalle çarpıştığı, toz ve dumanın gökyüzünü kapattığı bir kaosa dönüştü. Alman Tiger tankları güçlüydü ama Sovyet T-34’leri sayıca eziciydi ve bozkırın çamuruna daha uyumluydu.

Savaşın dönüm noktası, Hitler’in Müttefiklerin Sicilya’ya çıkarma yaptığı haberini alıp saldırıyı durdurmasıyla geldi. Ancak asıl gerçek, Alman ordusunun belkemiğinin kırılmış olmasıydı. Kursk’ta kaybedilen elit zırhlı birlikler ve deneyimli mürettebat bir daha asla yerine konulamadı. Bu, Blitzkrieg (Yıldırım Savaşı) doktrininin de sonuydu.

Kursk’tan sonra Almanya, Doğu Cephesi’nde bir daha asla büyük çaplı bir taarruz başlatamadı. İnisiyatif tamamen Kızıl Ordu’ya geçti ve Berlin’e kadar sürecek olan uzun, kanlı geri çekilme başladı. Kursk, tankın savaş alanındaki gücünü gösterdiği kadar, lojistik derinliğin ve istihbaratın saf ateş gücünü yenebileceğini de kanıtladı.



Detaylı anlatım: II. Dünya Savaşı’nın Tarihi: Nasıl Başladı ve Sonuçlandı?