II. Dünya Savaşı: Savaşta Kadınların Rolü ve Toplumsal Dönüşüm

Schutzstaffel

II. Dünya Savaşı, ‘cephe’ kavramını bulanıklaştırarak kadınları savaşın merkezine çekti. Erkekler cepheye gidince, fabrikalardaki çarkları döndürmek kadınlara kaldı. ABD’de ‘Rosie the Riveter’ (Perçincii Rosie) ikonu, tulum giyip uçak ve tank üreten milyonlarca kadının sembolü oldu. Sadece ABD’de 6 milyon kadın ilk kez işgücüne katıldı; bunlar gemi kaynakçısı, elektrikçi ve vinç operatörü olarak çalıştı.

Ancak kadınların rolü sadece ‘cephe gerisi’ ile sınırlı değildi. Sovyetler Birliği’nde 800.000 kadın Kızıl Ordu’da görev aldı. Bunlar hemşire veya aşçı değil; keskin nişancı (Lyudmila Pavlichenko 309 Naziyi öldürdü), tank sürücüsü ve pilottu. ‘Gece Cadıları’ (Night Witches) adlı kadın pilot alayı, eski uçaklarla gece bombardımanları yaparak Almanların korkulu rüyası oldu.

İngiltere’de kadınlar uçaksavar bataryalarında ve istihbaratta (Bletchley Park çalışanlarının %75’i kadındı) kritik görevler üstlendi. Fransa ve Polonya’da direniş hareketlerinin (Resistance) iletişim ağlarını kadınlar kurdu; kuryelik yaptı, silah taşıdı ve sabotaj eylemlerine katıldı.

Savaş bittiğinde erkekler dönüp işlerini geri istese de, cin şişeden çıkmıştı. Kadınlar kendi ekonomik güçlerinin ve yeteneklerinin farkına varmıştı. II. Dünya Savaşı, kadın hakları hareketinin ve toplumsal cinsiyet rollerindeki değişimin en büyük hızlandırıcısı oldu.


Detaylı anlatım: II. Dünya Savaşı’nın Tarihi: Nasıl Başladı ve Sonuçlandı?