II. Dünya Savaşı: V-1 ve V-2 Roketleri ve Uzay Çağının Karanlık Başlangıcı

Schutzstaffel

Savaşın son yıllarında, Londra semalarında duyulan vızıldama sesi (V-1 uçan bombaları) ve ardından gelen sessiz patlamalar (ses hızını aşan V-2 roketleri), Nazi Almanyası’nın ‘Mucize Silahlar’ (Wunderwaffe) arayışının sonucuydu. Wernher von Braun liderliğindeki Alman mühendisler, Baltık kıyısındaki Peenemünde tesislerinde, modern balistik füze teknolojisinin temellerini atıyordu.

V-2 (Vergeltungswaffe 2 – İntikam Silahı 2), insan yapımı olup uzaya (sub-orbital uçuşa) çıkan ilk nesneydi. Ses hızının 4 katına çıkabiliyordu ve ona karşı o dönemde hiçbir savunma (uçaksavar veya avcı uçağı) yoktu. Londra ve Anvers’e fırlatılan binlerce roket, büyük sivil kayıplara yol açtı. Ancak bu teknolojik harikanın üretimi, bir insanlık suçuna dayanıyordu: Mittelbau-Dora toplama kampında yeraltı tünellerinde çalıştırılan 20.000 köle işçi, bu roketleri üretirken hayatını kaybetti. Roketlerin öldürdüğü insan sayısından daha fazlası, üretiminde öldü.

Askeri açıdan V-silahları savaşı döndürmeye yetmedi; çok pahalıydı, isabet oranı düşüktü ve çok geç kalmıştı. Ancak stratejik etkisi geleceğe uzandı. Savaş bittiğinde ABD (Paperclip Harekâtı) ve Sovyetler, Alman roket bilimcilerini kapış kapış kendi ülkelerine götürdü.

V-2, hem Ay’a giden Apollo roketlerinin (Saturn V) hem de şehirleri yok eden kıtalararası nükleer füzelerin atasıydı. Uzay çağı, bilimsel bir meraktan değil, Nazi Almanyası’nın terör silahı arayışından doğdu.


Detaylı anlatım: II. Dünya Savaşı’nın Tarihi: Nasıl Başladı ve Sonuçlandı?