Aşil ve Yenilmezliğin Kusuru

promet min 1

Aşil (Achilles), Truva Savaşı’nın en parlak savaşçısıdır; adı, bugün bile ‘Aşil topuğu’ deyimiyle kırılgan bir zayıf noktayı anlatır. Mit, bir savaşçının gücünü değil, gücün bedelini ve şöhretin (kleos) insanı nasıl yuttuğunu anlatır. Homeros’un İlyada’sı, aslında Aşil’in kahramanlığından çok, onun öfkesinin (mēnis) yıkıcı sonuçlarını işler.

Aşil’in annesi deniz perisi Thetis, oğlunu ölümsüz yapmak ister. En bilinen anlatıda onu Styx Nehri’ne batırır; topuğundan tuttuğu yer suya değmediği için tek zayıf noktası orası kalır. Başka bir anlatıda Thetis onu ateşte yakarak ölümsüzleştirmeye çalışır. Her iki versiyon da aynı fikre çıkar: İnsan, ne kadar güçlenirse güçlensin tam anlamıyla dokunulmaz olamaz.

Truva önünde Aşil’i savaştan çeken şey korku değil, onurudur. Agamemnon’un ganimet kadını Briseis’i zorla alması, Aşil’in gözünde kişisel bir hakaret değil, savaş düzeninin (ganimet/onur hiyerarşisi) ihlalidir. Bu yüzden çekilir; Yunan ordusu kırılır, ölümler artar. Böylece mit, tek bir kahramanın kaprisinin kolektif felakete dönüşebileceğini gösterir.

Patroklos’un ölümü Aşil’i yeniden savaşa sürükler ama bu geri dönüş bir zafer yürüyüşü değil, bir yas ayinidir. Aşil, Hektor’u öldürür ve cesedini sürükleyerek insani sınırları aşar; kahramanlık vahşete dönüşür. Priamos’un çadırına gelip oğlunun cesedini istemesi ise İlyada’nın en insani sahnesidir: Düşmanların bile yas ve merhamet üzerinden birbirini anlayabildiğini gösterir.

Aşil’in ölümü genellikle Paris’in attığı okla, Apollo’nun yönlendirmesiyle gelir. Yani onu öldüren sadece bir düşman değil, tanrısal kaderin mekanizmasıdır. Aşil miti, şöhretin ölümsüzlüğünü seçen insanın (kısa ama görkemli yaşam), uzun ve sıradan hayata tercih ettiği bir varoluş tercihidir.


Detaylı anlatım: Mitolojik Karakterlerin Listesi