Odysseus (Ulysses), Yunan mitolojisinin en zeki ve en tartışmalı kahramanıdır. İlyada’da stratejist, Odysseia’da ise eve dönmeye çalışan bir ‘hayatta kalma ustası’dır. Onun gücü kılıçta değil, dilde ve kurgudadır: aldatma, plan, sabır ve gerektiğinde acımasızlık.
Truva Atı fikri, Odysseus’un zekâsının simgesidir. Bu plan, savaşın kaderini değiştirir ama aynı zamanda savaşın etik sınırlarını da bulanıklaştırır: Zafer, dürüst savaşla değil, hileyle gelir. Antik dünyanın kahramanlık anlayışı, Odysseus’ta dönüşür; kaba kuvvetin devri kapanır, strateji çağının kapısı aralanır.
Odysseia’da Odysseus’un yolculuğu, insanın doğa ve tanrılarla mücadelesidir. Tepegöz Polyphemos’u ‘Hiçkimse’ (Outis) adıyla kandırması, dilin bir silah olarak kullanımının zirvesidir. Ancak aynı sahnede kibir de vardır: Güvende olduğunu sanınca gerçek adını bağırır ve Poseidon’un lanetini davet eder. Zekâ, kendini kontrol edemezse felakete dönüşür.
Circe’nin adasında domuzlara çevrilen adamlar, insanın içindeki hayvani yönü; Sirenler ise bilginin ve merakın ölümcül cazibesini temsil eder. Odysseus’un direğe bağlanıp şarkıyı dinlemesi, hem arzuyu yaşayıp hem de kendini frenleme becerisidir. Kahramanlık burada kas değil, öz-denetimdir.
İthaka’ya döndüğünde ise en zor sınav başlar: Evi geri almak. Talipleri öldürmesi çoğu modern okur için şok edicidir, ama mitin mantığında bu, düzenin yeniden kurulmasıdır. Odysseus, uygarlığın ‘kurnaz kurucusu’dur; bedeli ise yıllarca sürgün, kayıp ve güvensizliktir.
Detaylı anlatım: Mitolojik Karakterlerin Listesi

