Ragnarök, İskandinav mitolojisinde dünyanın sonu ve yeniden doğuşudur. Hıristiyan kıyameti gibi mutlak bir son değil; döngüsel bir yıkım anlatısıdır. Bu yüzden Kuzey mitleri, kaderi yenmek yerine kaderle yüzleşmeyi yüceltir.
Kıyametin işaretleri nettir: Fimbulvetr (üç yıl süren büyük kış), ahlaki çöküş, kardeşin kardeşi öldürmesi. Zincirlenen canavarlar serbest kalır; Fenrir kurtulur, Jörmungandr denizden yükselir. Tanrılar, geleceği bilerek savaşa gider; çünkü kaçış yoktur.
Savaşta Odin Fenrir’e, Thor Jörmungandr’a, Freyr ateş devi Surtr’a karşı çıkar. Çoğu tanrı ölür. Dünya ateşe verilir, denizler taşar. Bu sahneler, bir medeniyetin ‘doğa güçleri’ karşısındaki kırılganlığını epik bir şiire dönüştürür (Völuspá).
Ama Ragnarök’ün en önemli yanı, ardından yeni bir dünyanın doğmasıdır. Bazı tanrılar hayatta kalır, iki insan (Líf ve Lífþrasir) yeni insanlığı başlatır. Bu, umut fikridir: Küllerden yeniden doğuş.
Ragnarök miti, modern kültürde kıyamet anlatılarının atası gibidir ama mesajı farklıdır: Sonu engelleyemezsin; ama sona nasıl gittiğin, kim olduğunu belirler.
Detaylı anlatım: Mitolojik Karakterlerin Listesi

