İştar (Inanna), Mezopotamya’nın en güçlü tanrıçalarından biridir: aşkın, savaşın ve göklerin yıldızının (Venüs) tanrıçası. Onun bu iki yüzlülüğü (aşk ve savaş) tesadüf değildir; arzu, hem yaratır hem yıkar. İştar, şehir devletlerinin politik gücüyle de iç içedir.
İnanna’nın Yeraltı’na İnişi miti, dünyanın en etkileyici anlatılarından biridir. İnanna, kız kardeşi Ereshkigal’in ülkesine inerken her kapıda bir takısını çıkarır; güçten arınır ve sonunda çıplak kalır. Yeraltında öldürülür ve asılır. Bu, iktidarın bile ölüm karşısında soyulduğunu gösterir.
İnanna’nın geri dönüşü, bir bedel ister: Yeraltı dengesi bozulmaz; yerine birini göndermelidir. Kocası Dumuzi’yi seçmesi, aşkın bile politikleşebileceğini ve kurban üretebileceğini anlatır. Mevsim döngüleri de buradan okunur: Dumuzi’nin yeraltına inişi/çıkışı bereketin ritmidir.
İştar, kahramanları yükseltir ama onları da tüketebilir. Gilgameş’e yaklaşıp reddedilince öfkeyle gök boğasını gönderdiği anlatı, tanrısal arzunun kaprisli gücünü gösterir. İştar’a karşı gelmek, felaket çağırmaktır.
İştar miti, insanın arzuyla kurduğu tehlikeli ilişkiyi anlatır: Arzu medeniyeti büyütür, ama sınır tanımazsa onu yıkıma sürükler.
Detaylı anlatım: Mitolojik Karakterlerin Listesi

