Deukalion ve Pyrrha, Yunan mitolojisinin tufan anlatısının merkezindedir. Zeus, insanların yozlaştığını görüp dünyayı sel ile temizlemeye karar verir. Bu, tanrısal adaletin sert ve kolektif biçimidir: Suç bireysel değil, türseldir; ceza da topludur.
Prometheus’un oğlu Deukalion, babasının uyarısıyla bir sandık/gemi yapar ve eşi Pyrrha ile hayatta kalır. Sular çekilince Parnassos Dağı’na çıkarlar. Bu anlatı, Mezopotamya tufanlarıyla ve Nuh hikâyesiyle aynı motifleri paylaşır: gemi, kurtuluş, yeni başlangıç.
En ilginç bölüm, insanlığın yeniden yaratılmasıdır. Themis’in kehanetiyle “annenin kemiklerini arkaya atın” denir. Deukalion ve Pyrrha, “anne”yi toprak (Gaia), “kemikleri” taşlar olarak yorumlar ve taşları arkalarına atarlar. Taşlardan insanlar doğar. Bu, insanın toprağa ve taşa bağlı doğasını anlatan sert bir yaratılış metaforudur.
Tufan miti, dünyanın sadece fiziksel değil ahlaki bir düzenle ayakta kaldığı fikrini taşır. Düzen bozulursa doğa (su) her şeyi siler. Antik toplumların felaketleri etik bir dile çevirmesinin tipik örneğidir.
Deukalion miti, “yeniden başlangıç” fikrinin Yunan versiyonudur: Hayatta kalanlar, kendilerini ve dünyayı yeniden kurmak zorundadır.
Detaylı anlatım: Mitolojik Karakterlerin Listesi

