Afrodit (Roma’da Venüs), aşk ve arzunun tanrıçası olarak bilinir; fakat mitlerde aşk sadece romantik bir duygu değildir, siyasi ve kozmik bir güçtür. Afrodit’in etkisi tanrıları bile hizadan çıkarır; arzu, düzenin içine kaos sokabilir. Bu yüzden Afrodit/Venüs figürü hem çekici hem tehlikelidir.
Afrodit’in doğuş mitleri (deniz köpüğü, Uranos’un kanı gibi anlatılar) onun kökeninin bile şiddetle ilişkili olduğunu ima eder. Aşk, saf bir masumiyet değil; kozmik çatışmanın yan ürünüdür. Mitoloji, aşkı idealleştirirken onun karanlık kaynaklarını da gösterir.
Truva Savaşı bağlamında Afrodit’in rolü, aşkın siyasi felakete nasıl dönüşebileceğini anlatır: Paris’in seçimi, Helen’in kaçırılması ve savaş. Burada Afrodit, bir “arzu ekonomisi” kurar; arzunun bedeli şehirlerin yanması olur. Mit, aşkın toplumsal sonuçlarını saklamaz.
Roma’da Venüs, özellikle Aeneas soyuyla ilişkilendirildiği için siyasi bir figüre dönüşür. Julius Caesar gibi liderlerin Venüs soyunu vurgulaması, mitin meşruiyet aracı haline gelişidir. Aşk tanrıçası, devlet ideolojisine bağlanır; arzu, propaganda olur.
Afrodit/Venüs miti bugün de güçlüdür çünkü aşkın hem yaratıcı hem yıkıcı doğasını anlatır. Aşk ilişkiler kurar; ilişkiler savaş da çıkarabilir. Mitoloji, arzunun iki yüzünü aynı tanrıçada birleştirir.
Detaylı anlatım: Mitolojik Karakterlerin Listesi

