Medea, Yunan mitolojisinde en sarsıcı figürlerden biridir; Kolkhisli bir büyücü/prenses olarak Argonautlar anlatısında görünür. İason’a yardım eder, ailesini ve ülkesini geride bırakır. Bu yardım, aşk kadar siyasidir; Medea, iktidar oyunlarının içine çekilir.
Medea’nın trajedisi, “yabancı” olmasıyla da ilgilidir. Yunan şehir dünyasında Medea dışarıdandır; bu yabancılık onu hem güçlü hem kırılgan yapar. Mit, kadın ve yabancının aynı bedende nasıl kolayca şeytanlaştırılabildiğini gösterir. Medea’ya duyulan korku, büyüden önce statüdendir.
İason’un onu terk edip başka bir evlilik yapması, Medea’nın intikamını tetikler. Euripides’in tragedyası, Medea’yı sadece canavar değil, kırılmış bir özne olarak gösterir. Ancak intikamı korkunçtur; çocuklarını öldürmesi, mitin en karanlık eşiğidir. Burada mit, intikamın “sınır” tanımadığını anlatır.
Medea anlatısı aynı zamanda güç ve cezasızlık tartışmasıdır: Medea kaçmayı başarır, cezadan kurtulur. Mit, adaletin her zaman işletilmediğini de kabul eder. Bu, tragedyanın rahatsız edici dürüstlüğüdür: dünya bazen ‘düz’ değildir.
Medea figürü modern edebiyat ve tiyatroda hâlâ yaşar çünkü aile, ihanet ve intikam gibi temalar evrenseldir. Medea, “aşk” kelimesinin arkasında saklanan güç savaşlarını ortaya çıkaran mitolojik bir projektördür.
Detaylı anlatım: Mitolojik Karakterlerin Listesi

