Pandora miti, kötülüklerin dünyaya yayılmasını anlatan en bilinen Yunan anlatılarından biridir. Zeus, Prometheus’un insanlara ateş vermesine karşılık insanlara “hediye” gibi görünen bir ceza gönderir: Pandora. Mitin sertliği, cezanın doğrudan bir felaket değil, merak üzerinden işlemesidir.
Pandora’nın açtığı kap aslında çoğu kaynakta “kutu” değil, bir küp (pithos) olarak geçer. Küpten hastalıklar, acılar, kederler çıkar ve dünyaya dağılır. Bu sahne, insan hayatının neden bu kadar zor olduğuna dair mitolojik bir açıklamadır: acı, bir kez salındı mı geri toplanmaz.
En tartışmalı nokta, “Umut”un içeride kalmasıdır. Bir yorumda bu, tanrıların insanlara son merhametidir: acıların içinde umutla dayanırsın. Diğer yorumda ise umut, insanı acıya katlanmaya ikna eden bir mekanizmadır; isyanı erteleyen bir ‘yumuşak’ kötülük. Mit, iki yorumu da taşıyacak kadar bilerek muğlaktır.
Pandora figürü, kadının ‘felaket kaynağı’ gibi sunulması nedeniyle eleştirilir; bu, antik ataerkil düşüncenin izidir. Mitoloji yalnızca “evrensel hakikat” değil, döneminin toplumsal gerilimlerini de taşır. Pandora, bu gerilimin dramatik taşıyıcısıdır.
Pandora’nın kutusu ifadesi bugün “küçük bir hareketin büyük felaket doğurması” anlamında kullanılır. Mit, modern dünyadaki zincirleme krizleri anlatabilecek kadar esnektir: kap açıldı mı, geri dönüş zor olur.
Detaylı anlatım: Mitolojik Karakterlerin Listesi

