1654 Pereyaslav süreci, Ukrayna tarih anlatılarında Rusya ile ilişkinin yeni bir faza geçtiği kırılma anlarından biri olarak görülür. Kazak Hetmanlığı, Polonya-Litvanya baskısı karşısında güvenlik arayışındaydı; Moskova ise bölgesel nüfuzunu genişletmek istiyordu. İttifak gibi başlayan ilişkiler, çoğu zaman güç asimetrisi nedeniyle bağımlılığa evrilir.
Pereyaslav’ın içeriği ve yorumu üzerine tarih yazımı geniş bir tartışma alanıdır. Bir kesim bunu “koruma” ve özerkliği sürdürme hamlesi olarak okur; başka bir kesim, Moskova merkezli devletin Ukrayna özerkliğini aşındırmasının başlangıcı olarak görür. Bu tartışma, sadece 17. yüzyılı değil, modern kimlik siyasetini de ilgilendirir.
Pratikte, 17. ve 18. yüzyıllarda Hetmanlık kurumları giderek daralan bir hareket alanına sahip oldu. İdari reformlar, askeri düzenlemeler ve merkezileşme politikaları; özerk yapıların yaşam alanını küçülttü. “Özerklik” bir anlaşma metninden çok, güç ilişkilerinin sonucudur.
Bu dönemin bir diğer yönü, Ukrayna topraklarının bölünmüşlüğünün derinleşmesidir: sol yakadaki (Left-Bank) ve sağ yakadaki (Right-Bank) farklı kaderler, farklı idari sistemler doğurdu. Coğrafya sadece nehirlerle değil, yönetim biçimleriyle de bölünür. Bölünmüşlük, uzun süreli bir tarihsel deneyim haline geldi.
Pereyaslav’ın bugünkü tartışmalarının nedeni, tarihin “başlangıç” noktaları üretmesidir. Modern siyasi iddialar, geçmişte bir eşik arar. Pereyaslav, Ukrayna-Rusya ilişkisinin hem başlangıç hem uyarı işareti olarak okunur.
Detaylı anlatım: Ukrayna’nın Tarihi: Kiev Ruslarından, Bağımsızlığa ve Bugüne

