Euromaidan (Maidan protestoları), 2013’ün sonlarında başlayıp 2014’te Ukrayna’nın siyasi rotasını sert biçimde değiştiren kitlesel bir hareketti. Avrupa Birliği’yle yakınlaşma sürecinin askıya alınması, protestoları tetikledi; ancak kısa sürede mesele yolsuzluk, devlet şiddeti ve yönetişim krizi gibi daha derin başlıklara genişledi. Maidan, bir anlaşmadan çok bir rejim tartışmasıydı.
Kiev’deki meydan, Ukrayna’nın bölgesel ve sınıfsal gerilimlerini de görünür kıldı. Protestoların büyümesiyle birlikte devletin şiddet kapasitesi ve meşruiyeti tartışmaya açıldı. Bu tür kırılma anlarında, siyasi sistem ya reform üretir ya da kriz derinleşir; Ukrayna’da kriz derinleşti.
2014’te Kırım’ın ilhakı ve Donbas’taki çatışmalar, Euromaidan sonrası dönemin güvenlik eksenini belirledi. Bu gelişmeler, Ukrayna’nın dış politika ve savunma stratejisini yeniden tanımlamasına yol açtı. Devlet, bir anda hem reform hem savaş yönetmek zorunda kaldı.
Donbas krizi, sadece askeri bir çatışma değil; kimlik, propaganda ve ekonomi boyutları olan uzun süreli bir yıpratma alanıydı. Ukrayna’nın devlet kapasitesi bu süreçte sürekli test edildi: ordu reformu, mülteci akışları, enerji güvenliği ve diplomatik mücadele aynı anda yürüdü.
Euromaidan, Ukrayna’nın yakın tarihinin dönüm noktasıdır çünkü ülkeyi “seçim” yapmaya zorladı: yönelim, kurumlar ve güvenlik. Bu süreç, 2022’deki büyük savaşın da arka planını oluşturan gerilim hatlarını belirginleştirdi. Maidan, bir meydandan daha fazlasıydı; bir rota kavşağıydı.
Detaylı anlatım: Ukrayna’nın Tarihi: Kiev Ruslarından, Bağımsızlığa ve Bugüne

