On İki Levha Kanunları Neden Önemli?

roma'da günlük yaşam

M.Ö. 450 civarında hazırlanan On İki Levha Kanunları (Lex Duodecim Tabularum), Roma hukukunun yazılı hale getirilmiş ilk metnidir. O zamana kadar yasalar sözlüydü ve sadece rahip sınıfının (Pontifex Maximus) tekelindeydi. Bu durum, pleblerin (halk sınıfı) adaletten yararlanmasını engelliyordu çünkü rahipler, yasaları keyfi bir şekilde yorumlayabiliyordu. Örneğin, bir pleb bir patrici (soylu) ile mahkemeye çıktığında, rahip sınıfından olan hakim, sözlü yasaları soylu lehine yorumlayabiliyordu.

Pleblerin (halkın) ısrarlı mücadelesi sonucu, M.Ö. 451’de on kişilik bir komisyon (Decemviri) kuruldu ve bu komisyon, Roma’nın ilk yazılı yasalarını hazırladı. Efsaneye göre, Roma önce Yunanistan’a bir heyet göndererek Atina kanunlarını (Solon Yasaları) incelemiş, sonra kendi kanunlarını hazırlamıştı. Ancak bu efsane, muhtemelen daha sonraki dönemlerde Yunan etkisini vurgulamak için uydurulmuştur. Yasalar, Forum’da herkesin görebileceği bronz levhalara (daha sonra fildişi levhalara) asıldı. Böylece hukukun keyfi uygulanması engellendi ve herkes, haklarını bilme imkânına kavuştu.

Kanunlar son derece sertti: Borcunu ödeyemeyen köleleştirilebilir (60 gün içinde ödemezse borç verene teslim edilirdi), babasına el kaldıranın eli kesilebilirdi, hırsızlar öldürülebilirdi. Ancak bu sertlik, “hukuk önünde eşitlik” ilkesinin ilk adımıydı. Artık bir patrici ile bir pleb, aynı yasalar altında yargılanıyordu. Bu, Roma’nın sosyal adalet konusundaki ilerlemesinin önemli bir göstergesidir.

Levhalar M.Ö. 390’daki Galya istilasında (Brennus komutasındaki Galyalıların Roma’yı yakıp yıkması) yok olsa da, içerikleri ezbere bilindiği için Roma hukukunun manevi anayasası olarak kaldı. Cicero, yüzyıllar sonra bile çocukların bu metinleri okulda ezberlediğini yazar. Bu kanunlar, Roma hukukunun temelini oluşturdu ve sonraki yüzyıllarda gelişen hukuk sistemi bu kanunlardan yola çıktı.

On İki Levha Kanunları’nın içeriği çeşitli konuları kapsıyordu: aile hukuku (patria potestas, evlilik, miras), mülkiyet hakları (sınır anlaşmazlıkları, ağaçların meyveleri), borç hukuku (borç ve rehin), suç ve ceza hukuku (cinayet, hırsızlık, yaralama), ve dini yasalar (cenaze törenleri, tapınak kuralları). Örneğin, bir kimsenin başka birinin ağacından meyve toplaması durumunda, ağaç sahibinin zararını tazmin etmesi gerekiyordu. Bu tür detaylar, Roma hukukunun ne kadar gelişmiş olduğunu gösterir.

Kanunların en önemli özelliklerinden biri, herkesin görebileceği bir yerde yazılı olmasıydı. Bu, hukukun şeffaflığını sağladı ve keyfi uygulamaları engelledi. Örneğin, bir pleb artık bir patrici ile aynı haklara sahipti ve mahkemede eşit muamele görebiliyordu. Bu, Roma’nın sosyal adalet konusundaki ilerlemesinin önemli bir göstergesidir.

On İki Levha Kanunları, sadece Roma için değil, Avrupa hukuk tarihi için de önemlidir. Bu kanunlar, yazılı hukuk geleneğinin başlangıcı olarak kabul edilir ve sonraki yüzyıllarda Avrupa hukuk sistemlerini etkilemiştir. Örneğin, Orta Çağ’daki şehir kanunları ve modern hukuk sistemleri, bu kanunlardan esinlenmiştir. Roma hukuku, bugünkü Kıta Avrupası hukuk sisteminin (Civil Law) temelini oluşturur.


Detaylı anlatım: Antik Roma İnsanlarının Günlük Yaşamı