Yunan ordusu, hoplit adı verilen ağır piyadelerden oluşuyordu. Hoplitler, vatandaş askerlerdi ve kendi silahlarını ve zırhlarını taşıyorlardı. Hoplitler, bronz zırh, kalkan (hoplon), mızrak ve kılıç kullanıyordu. Hoplit sistemi, Yunanistan’da orta sınıfın güçlenmesini sağladı.
Falanks, Yunan ordusunun temel savaş formasyonuydu. Falanks, yan yana dizilmiş hoplitlerden oluşuyordu. Hoplitler, kalkanlarını birleştirerek koruyucu bir duvar oluşturuyordu. Falanks, düşman hatlarını kırmak için ileri doğru saldırıyordu. Falanks, Yunanistan’da savaşın karakteristik özelliğiydi.
Marathon Savaşı (M.Ö. 490), falanks taktiğinin başarılı bir örneğiydi. Atina hoplitleri, sayıca üstün Pers ordusunu yendi. Bu zafer, falanks taktiğinin etkinliğini gösterdi. Marathon Savaşı, Yunanistan’ın ilk büyük zaferiydi.
Sparta ordusu, Yunanistan’ın en güçlü ordusuydu. Spartalılar, profesyonel askerlerdi ve yaşamları savaşa adanmıştı. Sparta ordusu, Thermopylae Savaşı’nda 300 Spartalı ile Pers ordusunu geciktirdi. Bu kahramanlık, Sparta’nın askeri ününü pekiştirdi.
Yunan donanması, trireme adı verilen gemilerden oluşuyordu. Trireme, üç sıra kürekçiye sahip hızlı bir gemiydi. Yunan donanması, Salamis Savaşı’nda Pers donanmasını yendi. Bu zafer, Yunanistan’ın bağımsızlığını korumasını sağladı.
Yunan savaş teknikleri, zamanla gelişti. Peloponnesos Savaşı’nda, hafif piyade ve okçular önem kazandı. Makedonya ordusu, daha esnek bir falanks sistemi geliştirdi. Bu gelişmeler, Yunan savaş tekniklerini modernleştirdi.
Yunan ordusu ve savaş teknikleri, modern askeri taktiklerin temelini oluşturdu. Falanks taktiği, Roma lejyonlarına ilham kaynağı oldu. Yunan savaş teknikleri, bugün hala askeri akademilerde incelenmektedir.
