Endülüs’te şehirleşme, İslam fethinden sonra hızlandı. Müslümanlar, mevcut şehirleri geliştirdi ve yeni şehirler kurdu. Şehirler, siyasi, ekonomik ve kültürel merkezler haline geldi. Bu şehirleşme, Endülüs’ün karakteristik özelliğini oluşturdu.
Córdoba, Endülüs’ün en önemli şehriydi. Şehir, 10. yüzyılda yaklaşık 500.000 nüfusa ulaştı. Córdoba, Avrupa’nın en büyük şehirlerinden biriydi. Şehir, görkemli camiler, saraylar, kütüphaneler ve hamamlarla donatılmıştı.
Şehir planlaması, İslam şehir planlama prensiplerine göre yapıldı. Şehirler, surlarla çevriliydi. İçeride, cami, pazar, saray ve mahalleler bulunuyordu. Şehirler, su sistemleri ve kanalizasyon sistemleriyle donatılmıştı.
Mimari açıdan, Endülüs önemli eserler üretti. Mezquita, Alhambra ve diğer yapılar, İslam mimarisinin başyapıtlarıydı. Bu yapılar, karmaşık geometrik desenler, yazıtlar ve mozaiklerle süslenmişti. Endülüs mimarisi, hem estetik hem de fonksiyonel bir değere sahipti.
Şehirlerdeki evler, avlular ve bahçelerle karakterize ediliyordu. Bu tasarım, mahremiyet ve estetik değerleri vurguluyordu. Şehirlerdeki bahçeler, hem estetik hem de fonksiyonel amaçlara hizmet ediyordu.
Şehirleşme, ekonomik faaliyetleri de destekledi. Şehirler, ticaret ve zanaat merkezleriydi. Pazarlar ve ticaret hanları, şehirlerin önemli bileşenleriydi. Şehirleşme, Endülüs ekonomisinin gelişimini sağladı.
Endülüs’teki şehirleşme ve mimari gelişim, Avrupa’yı etkiledi. Endülüs mimarisi, Avrupa mimarisini şekillendirdi. Mudéjar stili, Endülüs mimarisinin Hristiyan İspanya’daki devamıydı. Endülüs şehirleri, bugün hala görülebilir.
Detaylı anlatım: Endülüs: Müslüman İspanya’nın Tarihi

