Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombası atılması, Pasifik savaşını bitirmeye yönelik bir stratejik tercihin ve 1945 yazındaki güç dengelerinin ürünüdür. Bu karar, askeri hesaplarla birlikte siyasi mesajlar ve savaş sonrası düzen kaygılarıyla da ilişkilendirilir.
Pasifik’te savaş, ada harekâtlarıyla Japonya’yı geri itmişti; ancak olası bir ana kara işgalinin çok yüksek kayıp üreteceği öngörülüyordu. Bu koşullarda atom bombası, savaşın hızlı biçimde bitirilmesi için “şok” etkisi yaratacak bir araç olarak görüldü.
Bombaların yol açtığı yıkım, kısa sürede büyük bir insani felakete dönüştü. Kayıplara ilişkin tahminler farklılaşsa da yüz binlerle ifade edilen bir yıkımdan söz edilir. Aynı dönemde Sovyetlerin Mançurya’ya girişi gibi gelişmeler de Japon karar vericiler üzerindeki baskıyı artırdı.
Sonuçta Japonya, 2 Eylül 1945’te teslim oldu. Atom bombaları, II. Dünya Savaşı’nı bitiren faktörler seti içinde önemli bir yer tutar; ancak kararın etik ve siyasi tartışması, savaş sonrasında da sürmüştür.
Özetle: Atom bombaları, Pasifik’te teslimiyet sürecini hızlandıran sert bir kırılma yaratmış; aynı zamanda modern savaşın yıkıcılık sınırlarını yeniden tanımlamıştır.
Detaylı anlatım: II. Dünya Savaşı’nın Tarihi: Nasıl Başladı ve Sonuçlandı?

