II. Dünya Savaşı: Auschwitz ve Ölüm Fabrikalarının Gerçeği

Schutzstaffel

Auschwitz-Birkenau, sadece bir toplama kampı değil, endüstriyel cinayetin merkeziydi. Polonya’nın Oswiecim kasabasında kurulan bu kompleks, Nazi ideolojisinin vardığı en karanlık noktayı temsil eder. Tren raylarının doğrudan kampın içine girdiği ‘Ölüm Kapısı’ndan geçen 1,3 milyon insandan 1,1 milyonu (çoğu Yahudi) burada katledildi.

Süreç, soğuk bir verimlilikle işliyordu. Kampa gelenler ‘seçim’ (selektion) rampasında doktorlar (örneğin Josef Mengele) tarafından ayrılıyordu: Çalışabilecek durumda olanlar köle işçi olarak fabrikalara, yaşlılar, çocuklar ve hastalar ise doğrudan gaz odalarına. Naziler, Zyklon-B adı verilen bir böcek ilacını kullanarak binlerce insanı dakikalar içinde öldürüyordu. Cesetler krematoryumlarda yakılıyor, külleri tarlalara dökülüyordu.

Kampta yaşananlar, insan onurunun tamamen yok edilmesi üzerine kuruluydu. Mahkumların saçları kesiliyor, kollarına numaralar dövülüyor ve isimleri siliniyordu. Açlık, tifüs ve dondurucu soğuk, gaz odasına girmeyenleri yavaş yavaş öldürüyordu. ‘Arbeit Macht Frei’ (Çalışmak Özgür Kılar) tabelası, tarihin en acımasız yalanıydı.

27 Ocak 1945’te Kızıl Ordu kampa girdiğinde, geride sadece 7.000 yaşayan iskelet, tonlarca insan saçı ve on binlerce ayakkabı buldu. Auschwitz, modern teknolojinin ve bürokrasinin nefretle birleştiğinde neler yapabileceğinin ebedi kanıtı olarak insanlık tarihine kazındı.


Detaylı anlatım: II. Dünya Savaşı’nın Tarihi: Nasıl Başladı ve Sonuçlandı?