22 Haziran 1941 sabahı saat 03.15’te, tarihin gördüğü en büyük askeri istila başladı. Adolf Hitler, ‘Dünya nefesini tutacak’ demişti ve haklıydı. Barbarossa Harekâtı ile 3 milyondan fazla Alman askeri, 3.000 tank ve 7.000 top, 2.900 kilometrelik bir cephe hattından Sovyetler Birliği’ne girdi. Amaç, kış gelmeden Kızıl Ordu’yu yok etmek ve ‘Lebensraum’ (Yaşam Alanı) hedefine ulaşmaktı.
İlk haftalar, Sovyetler için tam bir felaketti. Stalin şok içindeydi ve günlerce ortadan kayboldu. Alman panzer grupları (Guderian ve Hoth komutasında), Sovyet ordularını devasa ‘kıskaç’ manevralarıyla kuşatıp imha etti. Kiev kuşatmasında tek seferde 600.000 Sovyet askeri esir alındı. Almanlar sonbaharda Moskova’nın kulelerini dürbünle görebilecek kadar yaklaşmıştı.
Ancak Hitler’in hesaba katmadığı iki müttefik Rusya’nın yanındaydı: ‘General Çamur’ (Rasputitsa) ve ‘General Kış’. Ekim yağmurları yolları bataklığa çevirdi, ardından gelen -40 derecelik soğuk, kış donanımı olmayan Alman ordusunu dondurdu. Silahların yağı dondu, askerler siperlerde öldü.
Barbarossa, taktiksel olarak Alman zaferleriyle başlasa da, stratejik olarak Almanya’nın sonunu getiren hataydı. Hitler, iki cepheli bir savaşa girmiş ve Sovyetler Birliği’nin devasa insan ve hammadde rezervlerini hafife almıştı. Moskova önlerinde durdurulduklarında, Nazi savaş makinesi ilk kez yenilmez olmadığını gördü.
Detaylı anlatım: II. Dünya Savaşı’nın Tarihi: Nasıl Başladı ve Sonuçlandı?

