Münih Paktı, 1938’deki yatıştırma politikasının (appeasement) en sembolik örneklerinden biridir. Dönemin mantığı, sınırlı tavizlerle büyük bir savaşı önlemekti; ancak sonuç, saldırgan hamlelerin maliyetini düşüren bir mesaj üretti.
Yatıştırma politikası, Birinci Dünya Savaşı’nın yıkımı sonrasında “bir daha savaş” kaygısıyla beslendi. Diplomatik çözüm arayışı, kısa vadede çatışmayı ertelemiş olabilir; fakat uzun vadede revizyonist aktörün risk iştahını artırma tehlikesi taşır.
Münih deneyimi, caydırıcılığın zamanlamasının önemini gösterir. Eğer karşılık gecikir veya parçalı kalırsa, saldırgan hamleler “başarılabilir” görünür. Bu da sonraki adımların daha iddialı gelmesini kolaylaştırır.
Bu politika, savaşın kaçınılmazlığını tek başına yaratmaz; ancak krizlerin biriktiği ortamda, yanlış hesaplama riskini büyütür. 1939’da Polonya işgaliyle “sınır” aşılmış ve açık savaş başlamıştır.
Özetle: Münih Paktı, yatıştırma politikasının kısa vadeli rahatlatıcı, uzun vadeli risk artırıcı karakterini simgeleyen bir eşiktir.
Detaylı anlatım: II. Dünya Savaşı’nın Tarihi: Nasıl Başladı ve Sonuçlandı?

