II. Dünya Savaşı: Varşova Ayaklanması ve Savaşın Siyasi Gölgesi

Schutzstaffel

1 Ağustos 1944 günü saat 17.00’de (‘W Saati’), Varşova’daki Polonya Yeraltı Ordusu (Armia Krajowa), Nazi işgaline karşı ayaklandı. Sovyet Kızıl Ordusu’nun Vistül Nehri’nin diğer yakasına kadar gelmiş olması, Polonyalılara cesaret vermişti. Amaçları, Sovyetler şehre girmeden önce Varşova’yı kendileri kurtarmak ve böylece savaş sonrası bağımsız Polonya için siyasi meşruiyet kazanmaktı. Ancak bu hamle, II. Dünya Savaşı’nın en büyük trajedilerinden birine dönüştü.

Stalin, ayaklanmayı ‘burjuva macerası’ olarak nitelendirdi ve ordusuna dur emri verdi. Sovyet tankları nehrin karşısında beklerken, Alman SS birlikleri Varşova’yı sistematik olarak yerle bir etti. 63 gün süren çatışmalarda, Polonyalı direnişçiler kanalizasyon tünellerini kullanarak, ev yapımı silahlarla umutsuzca savaştı. Müttefiklerin havadan yardım atma girişimleri bile Sovyetlerin hava sahasını kapatması nedeniyle kısıtlı kaldı.

Almanlar, Himmler’in emriyle şehri ‘haritadan silme’ politikası uyguladı. Sadece direnişçiler değil, 150.000 ila 200.000 sivil katledildi. Varşova’nın binalarının %85’i patlayıcılarla yıkıldı. Ayaklanma bittiğinde şehir, bir harabeler yığınıydı.

Varşova Ayaklanması, savaşın sadece Nazilere karşı değil, aynı zamanda savaş sonrası düzenin kimin kontrolünde olacağına dair bir mücadele olduğunu gösterdi. Batılı Müttefiklerin Stalin’e baskı yapamaması, Polonya’nın ‘Demir Perde’ arkasında kalacağının ilk acı işaretiydi. Polonyalılar için bu olay, Batı’nın ihaneti ve Sovyetlerin soğuk hesapçılığının simgesi oldu.



Detaylı anlatım: II. Dünya Savaşı’nın Tarihi: Nasıl Başladı ve Sonuçlandı?