Nürnberg Yasaları (1935), Nazi Almanyası’nda Yahudilere yönelik ayrımcılığın “hukuki” bir rejime dönüştürülmesidir. Bu yasalar, şiddetin sadece sokakta değil, devletin normları ve kurumları üzerinden de üretilebileceğini gösterir.
Yasalar, vatandaşlık statüsünü ve toplumsal ilişkileri yeniden tanımlayarak Yahudileri sistematik biçimde dışlamayı amaçladı. Evlilik ve ilişki yasakları, çalışma ve mülkiyet kısıtları gibi uygulamalar, günlük hayatın her alanını etkileyen bir ayrımcılık sistemi kurdu.
Bu tür hukuki düzenlemelerin etkisi, şiddeti “normalleştirmesidir”. Ayrımcılık, sıradan bir bürokratik işleme dönüşür; böylece toplumsal direnç kırılır ve dışlama daha geniş bir ölçeğe taşınabilir.
Nürnberg Yasaları, sonraki yıllarda şiddetin daha sert biçimlere evrilmesinin önünü açtı. Kristal Gece gibi olaylar, bu hukuki zemin üzerinde yükseldi; savaş yıllarında ise dışlama, kitlesel imha politikalarıyla birleşti.
Özetle: Nürnberg Yasaları, Holokost’a giden süreçte ayrımcılığın devlet eliyle kurumsallaşmasının en kritik eşiklerinden biridir.
Detaylı anlatım: II. Dünya Savaşı’nın Tarihi: Nasıl Başladı ve Sonuçlandı?

