Sovyet kayıplarının II. Dünya Savaşı’nda bu kadar yüksek olmasının nedeni, savaşın Doğu Cephesi’nde olağanüstü geniş bir coğrafyada ve çok sert bir şiddet düzeyinde yürütülmesidir. Bu cephe, savaşın insan gücü ve yıkım ölçeğini en çok büyüten sahnedir.
Doğu Cephesi’nde çatışma, sadece muharebe kayıpları üretmedi; kuşatmalar, açlık, zorunlu göçler ve işgal şiddeti sivil kaybı da büyüttü. Şehirlerin kuşatılması ve altyapının yıkımı, yaşam koşullarını ölümcül hale getirdi. Bu durum, “topyekûn savaş”ın sivil alandaki sonuçlarını ağırlaştırdı.
Ayrıca savaşın ideolojik boyutu, şiddetin sertleşmesine katkı verdi. Bazı bölgelerde savaş, klasik askeri hedefleri aşarak toplumları hedef alan bir yıkım düzenine dönüştü. Bu, kaybın niteliğini ve ölçeğini artırdı.
Sovyetler Birliği’nin savaş boyunca taşıdığı cephe yükü, insan gücü mobilizasyonunu da büyüttü. Uzun süreli yıpratma ve büyük ölçekli operasyonlar, kayıpların yüksek kalmasına yol açtı.
Özetle: Sovyet kayıpları, Doğu Cephesi’nin genişliği, şiddetin sertliği ve sivil alanın savaşın merkezine çekilmesi nedeniyle olağanüstü seviyelere çıkmıştır.
Detaylı anlatım: II. Dünya Savaşı’nın Tarihi: Nasıl Başladı ve Sonuçlandı?

