Japonya Tarihi: Heian Dönemi ve Saray Estetiği

japonya

794’te kurulan Heian-kyo (Barış ve Huzur Başkenti, bugünkü Kyoto), bin yıldan fazla sürecek bir başkent oldu. Heian dönemi (794-1185), Japon kültürünün en rafine, en estetik ve belki de en ‘kadınsı’ çağıdır. Savaşçılar (samuraylar) henüz taşrada kaba korumalar olarak görülürken, sarayda şiir, parfüm ve aşk oyunları hakimdi.

Heian aristokratları (Kuge), dünyadan kopuk, yapay bir güzellik balonunda yaşıyordu. Bir erkeğin değeri kılıç kullanmasıyla değil, güzel el yazısı (kaligrafi) yazmasıyla ve mevsime uygun renklerde kimono giymesiyle ölçülürdü. Dişleri siyaha boyamak (ohaguro) ve kaşları kazıyıp alna yeniden çizmek güzellik standardıydı.

Bu dönemin en büyük mirası, kadın yazarlar tarafından yaratıldı. Saray nedimesi Murasaki Shikibu’nun yazdığı ‘Genji’nin Hikayesi’ (The Tale of Genji), dünyanın ilk romanı kabul edilir. Sei Shonagon’un ‘Yastıkname’si (The Pillow Book) ise saray dedikodularını ve estetik gözlemleri anlatan bir blog gibidir.

Ancak bu ‘Mono no Aware’ (eşyanın geçiciliğinden duyulan hüzün) dünyası sürdürülemezdi. Saray şiir yazarken, taşrada ihmal edilen toprak ağaları ve savaşçı klanlar (Taira ve Minamoto) güçleniyordu. Güzellik çağı, yerini kılıç çağına bırakmak üzereydi.


Detaylı anlatım: Japonya’nın Tarihi: Kuruluşundan Orta Çağ Dönemine Kadar