İmparator Meiji 1912’de öldüğünde, yerine hasta ve zayıf oğlu Taisho geçti. İmparatorun zayıflığı, gücün parlamentoya ve siyasi partilere kaymasına neden oldu. 1912-1926 arası dönem, Japonya’nın kısa süren liberalizmi ‘Taisho Demokrasisi’ olarak bilinir.
Bu dönemde genel oy hakkı (erkekler için) kabul edildi, işçi sendikaları kuruldu ve sol hareketler filizlendi. ‘Moga’ (Modern Kız) ve ‘Mobo’ (Modern Erkek) denilen batılı giyinen gençler, Ginza sokaklarında caz dinleyip kahve içiyordu. Kültürel bir patlama yaşandı.
Ancak bu demokrasi kırılgandı. ‘Barışı Koruma Yasası’ ile komünizm ve imparatorluk karşıtı düşünceler yasaklandı. Polis (Tokko), ‘tehlikeli düşünceleri’ avlamaya başladı. Siyasi suikastlar (Başbakan Hara Takashi’nin öldürülmesi gibi) sıklaştı.
Taisho Demokrasisi, militaristlerin gölgesinde yaşanan bir bahar havasıydı. Ordu ve aşırı milliyetçiler, parlamentoyu ‘yozlaşmış ve Batı taklitçisi’ olarak görüyordu. Ekonomik krizler başladığında, halk demokrasiden umudunu kesecek ve ‘güçlü lider’ arayışına girecekti.
Bu dönem, Japonya’nın faşizme kaymadan önce ‘başka bir yolu seçebilme ihtimalinin’ olduğu son kavşaktı. Ancak o kavşak dönülemedi.
Detaylı anlatım: Japonya’nın Tarihi: Kuruluşundan Orta Çağ Dönemine Kadar

