1956 Macar Ayaklanması, Sovyet etkisine karşı ulusal egemenlik ve reform talebiyle başlayan kitlesel bir isyandır. Budapeşte’de öğrenci protestoları hızla silahlı çatışmaya dönüştü; hükümet krizi derinleşti.
İmre Nagy’nin reform ve tarafsızlık arayışı, Sovyet yönetimi açısından kabul edilemez bir kopuş sinyali verdi. Bu, blok disiplininin nasıl işlediğini gösterir: bir ülkenin manevra alanı sınırlıdır.
Sovyet ordusu büyük güçle müdahale ederek ayaklanmayı bastırdı; binlerce kişi öldü, on binlerce kişi ülkeden kaçtı. Nagy idam edildi; rejim yeniden sertleştirildi.
Kısa vadede isyan başarısız oldu; uzun vadede Sovyet sisteminin meşruiyetini aşındıran bir hafıza üretti. Doğu Bloku’nda “isyan edilebilir” fikrini canlı tuttu.
1956, güçlü bir yönetimin askeri güçle ayakta durabileceğini ama siyasi güven üretemeyeceğini gösteren örneklerdendir. Bastırma, sistemi kurtarır; fakat çürümeyi durdurmaz.
Detaylı anlatım: Güçlü Yönetimlere Karşı Yapılan Tarihi Ayaklanmalar ve Sonuçları

