Apollon’un Delfi tapınağı, antik dünyanın en güçlü “bilgi piyasası”ydı. Kehanet, sadece dini bir hizmet değil; politik karar mekanizmasının parçasıydı. Krallar, şehirler, kolonistler Apollon’un ağzından (Pythia) konuşan belirsiz cümlelerle kaderlerini şekillendirirdi.
Delfi kehanetlerinin gücü, kesin cevap vermemesindedir. Çoğu kehanet çift anlamlıdır; bu da onları her sonuca uyarlanabilir kılar. Kroisos’un kehaneti gibi: “Büyük bir imparatorluk yıkılacak.” Yıkılan imparatorluğun kendi imparatorluğu olması, mitin değil, kehanet ekonomisinin kuralıdır.
Apollon’un Python ejderini öldürmesi, Delfi’nin ‘yerel’ güçten ‘Olimpos’ düzenine geçirilmesidir. Kehanet merkezinin kontrolü, kozmik düzenin kontrolüdür. Bu sahne, dinî mekânların siyasi anlamını da açık eder: Tapınak, iktidardır.
Pythia’nın trans hali, antik dünyada bilginin “akıl”dan çok “ilham”la geldiği fikrini taşır. Ama tapınak rahipleri bu sözleri düzenler, yorumlar, yazıya döker. Yani kehanet, toplumsal bir üretimdir; tek kişinin ağzından çıkıp kurum tarafından işlenir.
Apollon ve Delfi miti, bilginin her zaman masum olmadığını gösterir: Bilgi, yön verir; yön, güçtür. Bu yüzden Delfi, antik dünyanın hem kutsal hem stratejik merkezidir.
Detaylı anlatım: Mitolojik Karakterlerin Listesi

