Tufan miti, dünyanın farklı coğrafyalarında tekrar tekrar karşımıza çıkar: Mezopotamya’da Utnapiştim, Tevrat’ta Nuh, Yunan’da Deukalion. Bu benzerlik, mitolojinin sadece hayal gücü değil; ortak insan deneyimlerinin (büyük sel felaketleri) hafızası olabileceğini düşündürür.
Gilgameş Destanı’ndaki tufan anlatısı, en eski ve en etkili versiyonlardan biridir. Tanrılar insan gürültüsünden rahatsız olur, dünyayı silmek ister; ama bir tanrı uyarır, gemi yapılır, canlılar korunur. Bu, ilahi adaletin keyfiliği tartışmasını da taşır: Neden tüm dünya cezalanır?
Tufan anlatılarında ortak motifler vardır: gemi, kurtarılan hayvanlar, sular çekilince gönderilen kuş, yeni bir başlangıç. Bu, felaketin ardından düzen kurma ihtiyacının mitolojik kalıbıdır. İnsan, yıkımı bir ‘yeniden başlangıç’la anlamlandırır.
Bu mitler aynı zamanda politik bir mesaj da taşır: Toplum yozlaşırsa tanrılar cezalandırır; düzen yeniden kurulmalı. Böylece tufan, etik bir uyarı olarak da işlev görür.
Tufan mitlerinin kalıcılığı, felaket karşısındaki insan psikolojisini açık eder: Korku, suçluluk, umut ve yeniden kurma iradesi. Mitoloji, afetin diliyle konuşur.
Detaylı anlatım: Mitolojik Karakterlerin Listesi

