Hades ve Ölüler Ülkesinin Melankolisi

promet min 1

Hades, modern popüler kültürde (özellikle Disney’in Herkül filminden dolayı) yanlış bir şekilde ‘kötü’, ‘şeytani’ veya ‘ateşli’ bir figür olarak resmedilir. Oysa Yunan mitolojisinde Hades, Hıristiyanlıktaki Şeytan (Lucifer) değildir. O, ölümün kendisi değil, ölülerin gittiği yerin (Yeraltı Dünyası) soğuk, ciddi ve tarafsız kralıdır. Zeus gökleri, Poseidon denizleri alırken, ona yeraltı düşmüştür ve görevini kusursuz bir bürokrat ciddiyetiyle yapar.

Adı ‘Görünmez Olan’ anlamına gelir ve sahip olduğu miğfer ona görünmezlik sağlar. Aynı zamanda ‘Plüton’ (Zengin) olarak da bilinir çünkü toprağın altındaki tüm değerli madenlerin (altın, gümüş, elmas) sahibidir. Bu ikilik, ölümün hem bir son hem de toprağın bereketiyle (tohumun toprağa düşmesiyle) yeni bir başlangıç olduğu fikrini yansıtır.

Hades’in mitolojideki en önemli rolü, mevsimlerin oluşumunu açıklayan Persephone efsanesidir. Yeğeni Persephone’ye aşık olup onu yeraltına kaçırması, bir ‘tecavüz’ değil, antik evlilik ritüellerinin (kız kaçırma) mitolojik yansımasıdır. Persephone’ye nar tanesi yedirerek onu kendisine bağlaması, ölüm ile yaşamın (Demeter) zorunlu uzlaşısını gösterir. Kışın yeraltında (ölüm), baharda yeryüzünde (yaşam) olması, doğanın döngüsüdür.

Hades’in diyarı (ki kendi adıyla anılır), işkence dolu bir cehennemden çok, sisli, gri ve hüzünlü bir gölgeler ülkesidir. Ruhlar burada bilinçsizce dolaşır (Asphodel Tarlaları). Sadece çok büyük günahkarlar (Sisyphus, Tantalus) Tartarus’ta özel cezalara çarptırılır. Hades, bu düzenin bekçisidir; kimsenin (Orpheus gibi istisnalar hariç) geri dönmesine izin vermez.

Hades, kaçınılmaz sonun, sessizliğin ve bilinmeyenin korkutucu ama saygı duyulması gereken yüzüdür. O, her canlının eninde sonunda tanışacağı o son ev sahibidir.


Detaylı anlatım: Mitolojik Karakterlerin Listesi