Shiva, Hint mitolojisinde yıkımın tanrısı olarak bilinir ama bu yıkım bir son değil, dönüşümün şartıdır. Shiva, evrenin döngüsel doğasının merkezindedir: yaratmak için yıkmak, yenilenmek için çözülmek gerekir. Bu yüzden Shiva hem korkutucu hem kutsaldır.
Nataraja (Dansçı Shiva) imgesi, kozmik dansın sembolüdür. Shiva, bir ayağıyla cehaleti (cüce demon) ezerken, diğer ayağıyla ritmi sürdürür. Etrafındaki ateş çemberi, evrenin sürekli dönüşümünü anlatır. Bu, mitolojinin felsefeye yaklaştığı bir noktadır.
Shiva’nın ascetik (çileci) yönü ile aile babası yönü (Parvati’nin eşi, Ganeşa’nın babası) bir aradadır. Bu, insanın içindeki iki kutbu taşır: dünyadan çekilme arzusu ve dünyaya bağlanma ihtiyacı. Shiva, tek bir rolün tanrısı değil; çelişkilerin tanrısıdır.
Mitlerde Shiva’nın öfkesi evreni yakabilir; ama aynı zamanda merhametiyle de düzen kurar. Zehri içip dünyayı kurtarması (samudra manthan anlatısı) gibi sahneler, yıkım gücünün aynı zamanda koruyucu olabileceğini gösterir.
Shiva miti, varoluşun durağan değil; sürekli akan bir süreç olduğunu söyler. Yıkım, bir felaket değil; kozmosun nefesidir.
Detaylı anlatım: Mitolojik Karakterlerin Listesi

