Farklı kültürlerin mitlerinde kahramanlar değişir ama kalıp çoğu zaman aynıdır: olağanüstü doğum, erken sınav, sürgün, büyük görev, dönüş. Bu, Joseph Campbell’ın ‘Kahramanın Yolculuğu’ dediği yapıdır. Mitoloji, insan deneyimini tekrar eden bir senaryoya dönüştürür.
Yunan’da Herakles’in görevleri, Odysseus’un eve dönüşü; Mezopotamya’da Gilgameş’in ölümsüzlük arayışı; İskandinav’da Odin’in runeler için kendini asması… Hepsi, bilgi ve dönüşüm için bedel ödenmesi gerektiğini anlatır. Kahramanlık, rahatlık değil çiledir.
Bu kalıbın önemli bir parçası ‘eşik’tir: labirent, yeraltı, deniz, orman. Eşik, bilinmeyene geçiştir. Kahramanın gerçek düşmanı çoğu zaman dışarıdaki canavar değil; içindeki korkudur. Mitler, psikolojiyi doğrudan anlatmaz ama sembolle taşır.
Kahramanların dönüşü çoğu zaman tam bir mutluluk getirmez; Aşil ölür, Odysseus evinde bile huzursuzdur, Gilgameş ölümlülüğü kabullenir. Mitoloji, başarıyı idealize etmekten çok, varoluşun acısını anlamlandırır.
Bu yüzden mitler bugün de yaşar: Çünkü insan hâlâ aynı soruları soruyor. Güç nedir, ölüm nedir, aşk neye bedeldir? Mitoloji, bu soruların en eski ama hâlâ çalışan cevabıdır.
Detaylı anlatım: Mitolojik Karakterlerin Listesi

