Yunan mitolojisinde kader, tanrıların kaprisi değil; tanrıları bile aşan bir güçtür. Moiralar (Kader Tanrıçaları) bunu temsil eder: Klotho ipliği eğirir, Lakhesis ölçer, Atropos keser. İnsan hayatı, bir dokuma gibi planlanmış ve sınırlıdır.
Bu fikir, antik tragedyanın temelini oluşturur. Kahramanlar ne kadar çabalarsa çabalasın, ipliğin uzunluğu bellidir. Oidipus miti bunun en sert örneğidir: Kaçış, kaderin tuzağı olur. Moiralar, insan özgürlüğünü tamamen yok saymaz; ama özgürlük alanını daraltır.
Moiraların gücü, Zeus’un bile bazen onları ‘ikna edememesinde’ görülür. İlyada’da Zeus, Hektor’un kaderini tartar ama ipliğin kesileceği anı değiştiremez. Bu, otoritenin bile sınırları olduğunu gösteren nadir bir mitolojik fikirdir.
Kader ipliği metaforu, günlük hayatta da yaşar: Antik Yunan için ölüm, rastgele bir olay değil; ölçülmüş bir sürenin sonudur. Bu yüzden kahramanlık, kaderi yenmek değil; kaderin içinde anlamlı bir iz bırakmaktır (kleos).
Moiralar bugün bile anlatılarda yaşar: Polisiye romanlarda ‘kaçınılmaz son’, modern dramada ‘yazgı’ fikri, bu antik iplik metaforunun torunlarıdır.
Detaylı anlatım: Mitolojik Karakterlerin Listesi

