Prometheus ve İnsanlığın Ateşi

promet min 1

Prometheus, bir Olimposlu değil, Titan’dır. Adı ‘Önceden Gören’ anlamına gelir. Zeus’a Titanlar Savaşı’nda yardım etmesine rağmen, onun tiranlığına karşı duran ilk devrimcidir. Çünkü Prometheus, tanrıları değil, kendi yarattığı (çamurdan şekil verdiği) insanları sever.

Zeus, insanları zayıf ve cahil bırakmak için onlardan ateşi sakladığında, Prometheus Olympos’a çıkıp Hephaistos’un ocağından ateşi bir rezene sapı içinde çalar ve insanlara verir. Ateş, sadece ısınmak değildir; teknolojidir, bilimdir, medeniyettir ve aydınlanmadır. Bu eylem, insanı hayvanlardan ayırıp tanrılara yaklaştıran adımdır.

Zeus’un cezası korkunçtur: Prometheus’u Kafkas Dağları’nda bir kayaya zincirletir. Her gün bir kartal gelip karaciğerini yer ve karaciğer her gece yenilenir. Bu sonsuz işkence, Prometheus’un insanlık sevgisinin bedelidir. Yüzyıllar sonra Herakles tarafından kurtarılana kadar boyun eğmez.

Prometheus, otoriteye başkaldıran, bedeli ne olursa olsun bilgiyi ve ilerlemeyi savunan ‘entelektüel isyancı’ arketipidir. Mary Shelley’nin ‘Frankenstein’ romanının alt başlığının ‘Modern Prometheus’ olması tesadüf değildir; çünkü tanrısal gücü (yaratmayı) kullanmanın sorumluluğunu ve trajedisini anlatır.

Prometheus’un Zeus’la çatışması sadece ateşle sınırlı değildir: Mekone’deki kurban paylaşımında eti ve kemikleri kurnazca ayırarak tanrılar için kemiklerin yakılması geleneğini başlatan da odur. Zeus’un ‘kemikleri seçmesi’, görünürde bir yenilgi gibi dursa da Prometheus’un insanlara eti bırakma zaferidir. Bu yüzden Prometheus miti, dinî ritüelin (kurban) bile politik bir pazarlık ve akıl oyunu olarak okunabileceğini gösterir.


Detaylı anlatım: Mitolojik Karakterlerin Listesi