Yunan mitolojisindeki Sfenks, Mısır’daki görkemli sfenkslerden farklıdır: Kanatlı, dişi ve yırtıcıdır. Teb şehrinin kapısında oturur ve bilmeceyi bilemeyenleri öldürür. Bu, bilginin bir sınav, cehaletin ise ölümcül bir kusur olduğu fikrini doğurur.
Sfenks’in bilmecesi (‘Sabah 4, öğlen 2, akşam 3 ayakla yürüyen nedir?’) aslında insan hayatının evrelerini anlatır. Oidipus’un cevabı (‘İnsan’), sadece zekâ göstergesi değil; insanın kendisini anlama çabasıdır. Sfenks, şehrin dışındaki canavar değil; şehrin içine girmek için geçilmesi gereken bilinç eşiğidir.
Sfenks’in kökeni bazen Hera’nın veya Ares’in gönderdiği bir bela olarak anlatılır; yani canavar, tanrısal bir cezadır. Bu durumda Teb halkı, kolektif bir günahın bedelini öder. Oidipus’un gelişi ve bilmeceyi çözmesi, kurtuluş gibi görünür.
Fakat tragedyanın ironisi şudur: Oidipus’un bilmeceyi çözmesi, kendi hayatının bilmecesini çözemeyeceği gerçeğini değiştirmez. Sfenks’le zafer, felaketin başlangıcı olur. Böylece bilmece, bilgi ile kader arasındaki gerilimin sembolüne dönüşür.
Sfenks miti, modern edebiyatta ‘soru soran canavar’ figürünü doğurur. Canavarın gücü kasında değil, sorusunda gizlidir. Ve bu soru, çoğu zaman insanın kendisine yönelir.
Detaylı anlatım: Mitolojik Karakterlerin Listesi

