Tantalos, mitolojide “yakın ama erişilemez” işkencesinin kaynağıdır. Tanrılarla aynı sofraya oturacak kadar ayrıcalıklı bir kraldır; ama bu ayrıcalığı ihanetle kirletir. Mit, yakınlığın otomatik olarak güven getirmediğini, tam tersine ihanet riskini büyüttüğünü söyler.
En bilinen anlatıda Tantalos, tanrıları sınamak için oğlunu öldürüp yemek olarak sunar. Tanrılar bunu fark eder; sadece Demeter bir anlık dalgınlıkla omuz parçasını yer. Oğul Pelops diriltilir; omzu fildişiyle tamamlanır. Bu sahne, mitolojinin hem vahşetini hem de ritüel onarımını taşır.
Tantalos’un cezası, su ve meyveyle çevrili olup asla ulaşamamaktır: Eğilse su çekilir, uzansa dal yükselir. Bu, arzunun işkencesidir. Ceza, bedenin değil; isteğin kendisinin cezalandırılmasıdır. Mit, insanın tatminsizliğini tanrısal bir ceza gibi resmeder.
Tantalos’un hikâyesi aynı zamanda “kutsal misafirlik” (xenia) ve sınır ihlali temalarını taşır. Tanrılarla aynı masaya oturmak, etik bir yükümlülük doğurur. O yükümlülük ihlal edilince ceza, örnek olacak kadar sembolik olur.
Bugün “tantalize” kelimesinin İngilizcede “tahrik edip eriştirmemek” anlamına gelmesi, mitin dildeki kalıcılığını gösterir. Tantalos, insan arzularının en eski aynasıdır.
Detaylı anlatım: Mitolojik Karakterlerin Listesi

