Yunan Yeraltı Dünyası (Hades), modern cehennem imgelerinden farklıdır; çoğu ruh için bir cezadan çok gölgesiz bir bekleyiştir. Bu dünyaya giriş, Styx Nehri’ni geçmekle başlar. Kayıkçı Kharon, parası olmayan ruhları kıyıda bırakır; bu yüzden ölülerin ağzına sikke konur.
Styx, yalnızca bir nehir değil, kutsal bir yemin mekânıdır. Tanrılar bile Styx üzerine yemin ederse bozduklarında ağır bedel öder. Bu, yeraltının sadece ölüm değil, mutlak ciddiyet ve sözün bağlayıcılığı alanı olduğunu gösterir.
Yeraltında farklı bölgeler vardır: Asphodel Tarlaları sıradan ruhlar için, Elysion (Elysium) kahramanlar için, Tartarus ise büyük suçlular için. Sisyphus’un taşı, Tantalos’un suyu, Ixion’un tekerleği; her biri suçun sembolik bir ‘sonsuz tekrar’ cezasıdır.
Orpheus’un inişi veya Herakles’in Kerberos’u çıkarması gibi anlatılar, yeraltının kapılarının nadiren aralanabildiğini gösterir. Ama bu geçişlerin bedeli vardır: Geri dönüş, ya bir yasakla ya da bir kayıpla mühürlenir.
Yeraltı mitleri, antik insanın ölümle pazarlık etme çabasını anlatır. Ölüm kaçınılmazdır ama anlatı, ölümün içine anlam ve düzen yerleştirerek onu katlanılabilir kılar.
Detaylı anlatım: Mitolojik Karakterlerin Listesi

