Osmanlı sanatı, İslam sanatı geleneğinden besleniyordu. Hat sanatı, tezhip, minyatür ve çini, Osmanlı sanatının önemli dallarıydı. Osmanlı sanatı, hem dini hem de seküler eserler üretiyordu.
Osmanlı mimarisi, kendine özgü bir üslup geliştirdi. Kubbeli yapılar, kemerler ve süslemeler, Osmanlı mimarisinin karakteristik özellikleriydi. Mimar Sinan, Osmanlı mimarisinin en büyük ustasıydı. Süleymaniye Camii, Selimiye Camii ve Şehzade Camii, onun en önemli eserleriydi.
Çini sanatı, Osmanlı sanatının önemli bir parçasıydı. İznik çinileri, dünya çapında ünlüydü. Çiniler, camiler, saraylar ve türbelerde kullanılıyordu. Bu sanat, Osmanlı estetik anlayışının en güzel örneklerini sunuyordu.
Hat sanatı, Osmanlı sanatının en yüksek formuydu. Hattatlar, Kuran ayetlerini ve diğer metinleri güzel yazılarla yazarlardı. Bu sanat, hem dini hem de estetik bir değer taşıyordu. Osmanlı hattatları, bu sanatı zirveye taşıdı.
Minyatür sanatı, Osmanlı sanatının önemli bir dalıydı. Minyatürler, kitaplarda ve el yazmalarında kullanılıyordu. Bu sanat, hem tarihi olayları hem de günlük hayatı tasvir ediyordu. Osmanlı minyatürleri, dönemin yaşamını anlamak için önemli kaynaklardır.
Müzik, Osmanlı kültürünün önemli bir parçasıydı. Klasik Türk müziği, Osmanlı sarayında gelişti. Mevlevi müziği, tasavvuf müziği ve halk müziği, Osmanlı müzik kültürünün farklı dallarıydı.
Osmanlı sanatı, zamanla değişti. 19. yüzyılda Batı etkisi, Osmanlı sanatını etkiledi. Modern sanat akımları, geleneksel sanatı dönüştürdü. Ancak Osmanlı sanatı, bugünkü Türk sanatının temelini oluşturdu.
