Osmanlı’da Gerileme Dönemi: 17. ve 18. Yüzyıllar

Osmanlı İmparatorluğu’nun gerileme dönemi, 17. yüzyılın ortalarından 19. yüzyılın başlarına kadar sürdü. Bu dönemde, Osmanlılar hem iç hem de dış sorunlarla karşılaştı. Askeri yenilgiler, toprak kayıpları ve ekonomik krizler, imparatorluğun gerilemesini hızlandırdı.

Karlofça Antlaşması (1699), Osmanlı İmparatorluğu’nun gerileme döneminin başlangıcını işaret eder. Bu antlaşma ile Osmanlılar, Macaristan’ı ve diğer Avrupa topraklarını kaybetti. Bu kayıp, Osmanlıların Avrupa’daki gücünün sonunu gösterdi.

18. yüzyılda, Osmanlılar sürekli toprak kaybetti. Rusya ile yapılan savaşlar, Osmanlıların Karadeniz’deki hakimiyetini zayıflattı. Avusturya ile yapılan savaşlar, Osmanlıların Orta Avrupa’daki varlığını sona erdirdi. İran ile yapılan savaşlar, Osmanlıların Doğu’daki topraklarını kaybetmesine neden oldu.

Ekonomik sorunlar, gerileme döneminin en önemli nedenlerinden biriydi. Kapitülasyonlar, Osmanlı ekonomisinin dışa bağımlı hale gelmesine katkıda bulundu. Dış borçlar, ekonomik krizlere yol açtı. Para değerinin düşmesi ve enflasyon, halkın yaşam koşullarını kötüleştirdi.

İdari bozulmalar, gerileme döneminin bir diğer önemli nedeniydi. Merkezi otoritenin zayıflaması, eyaletlerdeki isyanlara yol açtı. Ayanlar (yerel güçler), merkezi otoriteye karşı güçlendi. Bu durum, imparatorluğun parçalanmasına katkıda bulundu.

Askeri sorunlar, gerileme döneminin bir diğer önemli nedeniydi. Yeniçeri Ocağı’nın bozulması, Osmanlı ordusunun gücünü zayıflattı. Avrupa ordularının modernleşmesi, Osmanlı ordusunun geride kalmasına neden oldu. Savaşlarda alınan yenilgiler, imparatorluğun gücünü daha da zayıflattı.

Gerileme dönemi, Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünün başlangıcıydı. Ancak bu dönemde, Osmanlılar hala büyük bir devletti ve bazı başarılar elde etti. III. Selim’in reform girişimleri, imparatorluğun modernleşmesinin başlangıcıydı. Ancak bu reformlar, imparatorluğun çöküşünü engelleyemedi.