Pretorian Muhafızları (Cohors Praetoria), başlangıçta Cumhuriyet dönemi generallerini koruyan küçük bir birlikken, M.Ö. 27’de Augustus tarafından imparatorun şahsını ve ailesini koruyan kalıcı, elit bir orduya dönüştürüldü. İtalya sınırları içinde silah taşımasına izin verilen tek askeri güç oldukları için, Roma siyasetinde ‘kral yaratan’ (kingmaker) konumuna geldiler.
Bu birliklerin askerleri, sınır boylarındaki lejyonerlerden üç kat daha fazla maaş alır, daha kısa süre (16 yıl) hizmet eder ve emekliliklerinde büyük ikramiyeler (donativum) alırlardı. Roma’nın hemen dışındaki ‘Castra Praetoria’ kışlasında konuşlanmaları, Senato ve İmparator üzerinde sürekli bir askeri baskı unsuru olmalarını sağladı. Güçleri o kadar arttı ki, imparatorların hayatta kalması tamamen onların sadakatine (veya satın alınmalarına) bağlı hale geldi.
Tarihlerindeki en kötü şöhretli olay, M.S. 41’de Caligula’yı bir tünelde öldürüp, amcası Claudius’u sarayda bir perdenin arkasında saklanırken bulup imparator ilan etmeleridir. Daha da ileri giderek, M.S. 193’te İmparator Pertinax’ı öldürdükten sonra imparatorluk tahtını açık artırmaya çıkardılar ve en yüksek rüşveti (kişi başı 25.000 sestertius) teklif eden Didius Julianus’u imparator yaptılar. Bu olay, Roma’nın onurunda derin bir yara açtı.
Pretorian prefekti (birliğin komutanı), imparatordan sonra devletin en güçlü ikinci adamıydı. Sejanus (Tiberius dönemi) gibi prefektler, imparatoru izole edip fiili yönetimi ele geçirmeye çalıştılar. Ancak bu güç, aynı zamanda onların sonunu da getirdi; sınır lejyonları, Roma’daki bu ‘süslü askerlerin’ imparator seçmesine isyan etti.
Sonunda İmparator Konstantin, M.S. 312’de Milvian Köprüsü Savaşı’nda rakibi Maxentius’u destekleyen Pretorianları yendikten sonra bu birliği tamamen lağvetti, kışlalarını yıktırdı ve askerlerini sınırlara sürdü. Böylece Roma tarihinin en tehlikeli ‘derin devlet’ yapısı sona erdi.
Detaylı anlatım: Antik Roma İnsanlarının Günlük Yaşamı

