Prometheus, Yunan mitolojisinde Titanlar arasında insanlara en yakın figürdür. Ateşi çalıp insanlara vermesi, sadece bir “hediye” değil, uygarlığın başlangıcı olarak anlatılır. Ateş, teknoloji, zanaat ve aklın simgesidir; Prometheus miti bu yüzden medeniyet mitidir.
Prometheus’un Zeus’la çatışması, güç ile bilgi arasındaki gerilimi gösterir. Zeus düzeni korur; Prometheus ise insanın kapasitesini büyütür. Mit, ilerlemenin otoriteyle çatışabileceğini çok erken bir tarihte kabul eder. İcat, her zaman itaatle uyumlu değildir.
Cezası (Kafkas dağında zincire vurulup kartalın karaciğerini yemesi) sembolik olarak “yenilenen acı”dır: karaciğer yeniden büyür, işkence sürer. Bu, ilerlemenin bedelinin bitmeyebileceğini anlatır. Prometheus, insan için bedel ödeyen figürdür; ama bedel, romantik değil acımasızdır.
Prometheus’un insanı çamurdan şekillendirdiği gibi anlatılar, onun ‘yaratıcı’ yönünü güçlendirir. İnsan, yalnızca doğmuş bir varlık değil; biçim verilmiş bir projedir. Bu da insanı diğer canlılardan ayıran “kültür” fikrine bağlanır.
Prometheus arketipi bugün hâlâ kullanılır: bilimi ve teknolojiyi insanlık için ilerletip bunun bedelini ödeyenler. Mitoloji, modern dünyanın ilerleme tartışmalarını taşıyabilecek kadar güçlü bir çerçeve kurmuştur.
Detaylı anlatım: Mitolojik Karakterlerin Listesi

