Katakomblar, Roma’nın yumuşak tüf kayasına oyulmuş kilometrelerce uzunluğundaki yeraltı tünel mezarlarıdır. Özellikle Hristiyanlar ve Yahudiler tarafından kullanılmıştır. Roma çevresinde yaklaşık 60 katakomb kompleksi vardır ve toplam uzunlukları 150 kilometreyi bulur. En ünlüleri, Via Appia üzerindeki San Callisto ve San Sebastiano katakomblarıdır.
Hristiyanlar, diriliş inancı nedeniyle ölülerini yakmaz, gömerdi. Arazi pahalı olduğu için derinlemesine kazarak çok katlı mezarlıklar oluşturdular. Katakomblar, genellikle 3-4 katlıydı ve her katta yüzlerce mezar nişi (loculi) vardı. Cesetler, keten bezine sarılarak nişlere yerleştirilir ve tuğla veya mermer plakalarla kapatılırdı.
Duvarlardaki freskler (İyi Çoban, balık, çapa sembolleri), erken Hristiyan sanatının en eski örnekleridir. Bu freskler, Hristiyanlığın ilk dönemlerindeki inanç ve umutları yansıtır. Örneğin, balık sembolü (ichthys), İsa’yı temsil ederdi ve gizli bir Hristiyan işaretiydi. Çapa sembolü ise umut ve kurtuluşu temsil ederdi.
Zulüm dönemlerinde buraların sığınak veya gizli ibadethane olarak kullanıldığı inancı yaygındır; ancak havalandırma sorunu ve çürüyen ceset kokusu nedeniyle uzun süre kalmak imkânsızdı. Katakomblar, öncelikle mezarlık olarak kullanılırdı; ancak zulüm dönemlerinde Hristiyanlar, burada gizlice toplanabilirdi. Ancak bu toplantılar, çok kısa süreliydi çünkü havalandırma yetersizdi.
Azizlerin mezarları (martyrium) burada olduğu için, orta çağ boyunca hac merkezi oldular. Örneğin, San Sebastiano Katakombu, Aziz Petrus ve Aziz Pavlus’un mezarlarının bulunduğu yer olarak kabul edilirdi. Hacılar, bu mezarları ziyaret ederek kutsal sayılırdı.
Katakomblar, Roma’nın Hristiyan geçmişinin en önemli kanıtlarıdır. Bu mezarlıklar, Hristiyanlığın ilk dönemlerindeki inanç, umut ve acıları yansıtır. Bugün bile, bu katakomblar, Hristiyanlar için önemli bir hac merkezidir.
Detaylı anlatım: Antik Roma İnsanlarının Günlük Yaşamı

