Roma’da Boşanma ve Evlilik Kuralları Nasıldı?

roma'da günlük yaşam

Antik Roma’da evlilik, kişisel mutluluk arayışından ziyade, mülkiyetin aktarımı ve aileler arası ittifakların (amicitia) kurulması amacıyla yapılan hukuki bir sözleşmeydi. En eski ve katı evlilik biçimi, Jüpiter rahibinin (Flamen Dialis) huzurunda yapılan ve boşanmanın neredeyse imkânsız olduğu ‘confarreatio’ idi. Ancak Cumhuriyet döneminin sonlarına doğru, bu tür evlilikler yerini daha esnek olan ‘coemptio’ (sembolik satın alma) ve ‘usus’ (fiili birlikte yaşama) türlerine bıraktı. ‘Usus’ evliliğinde, kadın eğer her yıl üç gece (trinoctium) kocasının evinden ayrı kalırsa, babasının otoritesi (patria potestas) altında kalmaya devam eder, böylece kocasının mülkiyeti altına girmezdi.

Boşanma (divortium), modern dünyadaki gibi uzun mahkeme süreçlerine tabi değildi; taraflardan birinin ‘tuas res tibi habeto’ (eşyalarını al ve git) demesi veya evin anahtarlarını geri alması hukuken yeterli sayılırdı. İmparatorluk döneminde boşanma o kadar yaygınlaştı ki, Seneca, kadınların yıllarını konsül isimleriyle değil, boşandıkları kocalarının isimleriyle saydığını alaycı bir dille yazmıştır. Bu serbestlik, özellikle aristokrat kadınlara, çeyizlerini (dos) geri alma hakkı tanıdığı için önemli bir ekonomik özgürlük sağlıyordu.

Siyasi evlilikler, Roma tarihinin seyrini değiştiren bir araçtı. Jül Sezar, kızı Julia’yı rakibi Pompeius ile evlendirerek Birinci Triumvirlik ittifakını kurdu; Julia’nın doğum sırasında ölümü, bu ittifakın çökmesine ve iç savaşın patlak vermesine neden oldu. Benzer şekilde, Antonius ve Octavianus arasındaki kısa süreli barış, Octavia ile yapılan evlilik sayesinde sağlanmıştı.

İmparator Augustus, Roma’nın düşen doğum oranlarını ve bozulan aile ahlakını düzeltmek için M.Ö. 18’de ‘Lex Julia de Maritandis Ordinibus’ yasasını çıkardı. Bu yasa, evlenmeyen erkeklere vergi cezası getirirken, üç veya daha fazla çocuğu olan ailelere (ius trium liberorum) siyasi ayrıcalıklar tanıyordu. Ancak bu yasa, özellikle lüks ve özgür yaşamaya alışmış üst sınıf tarafından şiddetle eleştirildi ve delindi.

Evlilik törenleri, bugünkü geleneklerin çoğunun kökenidir. Gelinin giydiği turuncu duvak (flammeum), düğün meşaleleri, ‘Ubi tu Gaius, ego Gaia’ (Sen neredersen ben oradayım) yemini ve damadın gelini eşikten kucaklayarak geçirmesi (kötü ruhların ayağına takılmaması için), Roma düğün ritüellerinin bugüne kalan mirasıdır.


Detaylı anlatım: Antik Roma İnsanlarının Günlük Yaşamı