Roma tıbbı, büyük ölçüde Yunan tıbbının (Hippokrates) devamıydı. Romalılar cerrahide ve halk sağlığında (su yolları, hamamlar) ileriydi, ancak hastalıkların nedenleri (mikrop teorisi) hakkında bilgileri yoktu.
Doktorların çoğu Yunan kökenli köleler veya azatlılardı. Roma ordusunda görev yapan cerrahlar, savaş yaralarını tedavi ederek anatomi konusunda büyük tecrübe kazandı.
Bergamalı Galen (M.S. 2. yüzyıl), Roma tıbbının en büyük ismiydi. Hayvan diseksiyonlarına dayalı anatomik çalışmaları, 1500 yıl boyunca (Rönesans’a kadar) tartışmasız otorite kabul edildi.
Ağrı kesici olarak afyon ve banotu, antiseptik olarak sirke ve şarap kullanılırdı. Cerrahi aletler (neşter, forseps, kateter) şaşırtıcı derecede modern tasarımlara benziyordu.
Halk arasında ise batıl inançlar, büyüler ve tapınak uykusu (Asklepieion) yaygın tedavi yöntemleriydi. Sağlık, tanrıların lütfu olarak görülürdü.
Detaylı anlatım: Antik Roma İnsanlarının Günlük Yaşamı

