Sovyet dönemi Ukraynası, ağır sanayinin ve enerji altyapısının merkezlerinden biri haline getirildi. Donbas’ın kömür ve sanayi kapasitesi, Dnipro havzasındaki büyük projeler ve şehirleşme; Ukrayna’yı Sovyet ekonomik sisteminin kritik bir parçası yaptı. Bu, ekonomik büyüme kadar çevresel ve toplumsal maliyet de üretti.
Sanayileşme, nüfusun kırsaldan şehre akışını hızlandırdı. Yeni işçi sınıfı kimliği, Sovyet ideolojisinin merkezindeki “emek” söylemiyle birleşti; şehirler, ideolojinin vitrinine dönüştü. Ancak bu vitrin, disiplin ve kontrolle yürüyordu: sendikalar, plan kotaları ve güvenlik aygıtı, üretim kadar toplumu da yönetti.
Ukrayna’nın sanayileşmesi, aynı zamanda bölgesel eşitsizlikleri de derinleştirdi. Bazı bölgeler ağır sanayiyle yoğunlaşırken, diğer bölgeler tarım ve hizmet ağırlıklı kaldı. Bu farklılık, Sovyet sonrası dönemde ekonomik ve siyasi tercihlerin de bölgesel olarak farklılaşmasına zemin hazırladı.
Sanayi projeleri, çevre ve sağlık üzerinde kalıcı etkiler yarattı; Çernobil gibi felaketler bu dönemin en dramatik örneğidir, fakat gündelik ölçekte de kirlilik ve altyapı sorunları vardı. Sovyet modernleşmesi, “büyüme”yi kutsarken maliyetleri görünmezleştirme eğilimindeydi. Bu görünmezlik, krizlerde patladı.
Sovyet Ukraynası’nın sanayi mirası, bağımsız Ukrayna için hem avantaj hem yük oldu: altyapı ve teknik kapasite bir yanda, verimsiz tesisler ve oligarklaşma riskleri diğer yanda. Bir devlet, geçmişinden kaçamaz; onu yönetmek zorundadır. Ukrayna’nın modern ekonomisi, büyük ölçüde bu mirasın üzerine oturuyor.
Detaylı anlatım: Ukrayna’nın Tarihi: Kiev Ruslarından, Bağımsızlığa ve Bugüne

