Sparta, Antik Yunanistan’ın en farklı şehir devletiydi. Sparta toplumu, askeri disiplin ve kolektif yaşam üzerine kuruluydu. Sparta’nın kurucusu olarak kabul edilen Lykurgos, M.Ö. 7. yüzyılda Sparta’yı yeniden düzenleyen yasaları hazırladı. Bu yasalar, Sparta’yı güçlü bir askeri devlete dönüştürdü.
Sparta toplumu, üç ana sınıfa ayrılıyordu: Spartalılar (Spartiates), Perioikoi (çevre halkı) ve Helotlar (köleler). Spartalılar, tam vatandaşlardı ve askeri hizmet yapıyorlardı. Perioikoi, özgürdü ancak siyasi hakları yoktu. Helotlar ise köle statüsündeydi ve toprağı işliyorlardı.
Sparta’nın en ünlü özelliği, agoge adı verilen eğitim sistemidir. Erkek çocuklar, yedi yaşında ailelerinden alınır ve devlet kontrolünde eğitilirdi. Bu eğitim, fiziksel dayanıklılık, askeri beceriler ve disiplin üzerine odaklanıyordu. Çocuklar, açlık, soğuk ve acıya dayanmayı öğreniyordu.
Sparta kadınları, diğer Yunan şehirlerindeki kadınlardan daha özgürdü. Kadınlar, fiziksel eğitim alıyordu ve mülkiyet haklarına sahipti. Bu durum, Sparta’nın askeri toplum yapısından kaynaklanıyordu. Kadınlar, güçlü çocuklar doğurmak için eğitiliyordu.
Sparta’nın siyasi sistemi, oligarşikti. İki kral, beş efor (ephor) ve yaşlılar meclisi (gerousia) tarafından yönetiliyordu. Bu sistem, güçler ayrılığı ilkesine dayanıyordu. Ancak gerçek güç, eforların elindeydi.
Sparta, Peloponnesos Savaşı’nda Atina’yı yenerek Yunanistan’ın en güçlü devleti haline geldi. Ancak bu zafer, Sparta’yı da zayıflattı. M.Ö. 371’de Thebes’e karşı alınan yenilgi, Sparta’nın gücünü kırdı.
Sparta’nın mirası, askeri disiplin ve kolektif yaşam kavramlarını etkiledi. Ancak Sparta’nın totaliter yapısı ve köle sistemine dayalı ekonomisi, modern dünyada kabul edilemez bir modeldir. Sparta, Antik Yunan uygarlığının farklı bir yüzünü temsil eder.
