Perestroyka ve glasnost dönemi, Sovyetler Birliği’nin son yıllarında sistemin “kontrollü reform”la kurtarılmaya çalışıldığı bir süreçti. Ukrayna’da bu dönem, uzun süre bastırılmış sorunların daha açık konuşulmasına imkan verdi: çevre felaketleri, ekonomik verimsizlik, tarihsel travmalar ve ulusal kimlik meseleleri. Sistem, konuşmaya izin verdikçe kendi zayıflıklarını da görünür kıldı.
Çernobil gibi felaketlerin yarattığı güvensizlik, glasnost ortamında daha güçlü bir politik enerjiye dönüştü. Toplum, devletin gerçekleri saklayabileceğini gördüğünde, devletin meşruiyeti aşınır. Perestroyka, bu nedenle Ukrayna’da sadece reform değil, güven krizi anlamına da geldi.
1980’lerin sonunda sivil örgütlenmeler, kültürel hareketler ve politik platformlar güçlenmeye başladı. Dil, tarih ve çevre gibi başlıklar, politik mobilizasyonun kapılarını açtı. Ulusal bilincin yükselişi, bu dönemde daha görünür hale geldi; çünkü konuşmanın bedeli azalmıştı.
Sovyet ekonomisinin çöküş sinyalleri, merkezden bağımsız karar alma isteğini de artırdı. Ukrayna gibi büyük bir cumhuriyet için “neden kaynak veriyoruz ama karar almıyoruz?” sorusu giderek daha yüksek sesle soruldu. Bağımsızlık, sadece kimlik değil; ekonomik egemenlik talebiydi.
Perestroyka, Ukrayna’da bağımsızlığa giden yolun siyasi iklimini hazırladı. Sistem kendini reformla kurtarmak isterken, toplum reformu ‘çıkış kapısı’ olarak gördü. 1991’e giden süreç, bu yanlış anlaşılmanın tarihsel sonucudur.
Detaylı anlatım: Ukrayna’nın Tarihi: Kiev Ruslarından, Bağımsızlığa ve Bugüne

