Mikroyerçekimi, insan fizyolojisinde hızlı ve belirgin değişimlere yol açar. İlk etki, vücut sıvılarının baş bölgesine toplanmasıdır; bu durum yüzde şişkinliğe ve burun tıkanıklığına neden olur (Puffy face syndrome).
Uzun vadede en ciddi sorunlar kas erimesi ve kemik yoğunluğu kaybıdır. Vücut, ağırlık taşımadığı için kalsiyumu idrarla atar; bu da böbrek taşı riskini artırır ve iskelet sistemini zayıflatır.
Kozmonotlar, bu etkileri azaltmak için günde en az iki saat yoğun egzersiz yapmak zorundadır. Aksi takdirde Dünya’ya döndüklerinde yürümekte zorlanırlar.
Görme bozuklukları (VIIP sendromu) ve bağışıklık sisteminin zayıflaması da sık görülen sorunlardır. Uzay, biyolojik açıdan insan için son derece düşmanca bir ortamdır.
Mars gibi uzun süreli görevler için en büyük engel, radyasyonla birlikte bu fizyolojik yıkımdır. Tıbbi araştırmalar, yapay yerçekimi ve genetik koruma yöntemlerine odaklanmaktadır.
Detaylı anlatım: Yuri Gagarin: Uzaya Giden İlk İnsanın Hikayesi

