Vernichtungskrieg (yok etme savaşı) kavramı, savaşın bazı cephelerde klasik askeri hedefleri aşarak toplumları ve belirli grupları hedef alan bir şiddet rejimine dönüşmesini anlatır. II. Dünya Savaşı, bu yönüyle modern çağın en yıkıcı örneklerinden biridir.
Bu yaklaşımda amaç, sadece düşman ordusunu yenmek değil; toplumsal dokuyu kırmak, kaynakları el koymak ve kimi durumlarda ideolojik hedeflerle belirli grupları sistematik biçimde ortadan kaldırmaktır. Doğu Cephesi’nde savaşın sertleşmesi ve sivillerin kitlesel biçimde etkilenmesi bu çerçevede okunur.
Yok etme savaşının en kritik özelliği, şiddetin “kurumsallaşmasıdır”. Devlet kapasitesi, güvenlik aygıtı, propaganda ve bürokrasi, askeri operasyonlarla birlikte çalışarak şiddeti ölçekler. Böylece savaş, sadece muharebe alanında değil, toplumun tamamında yıkıcı bir dönüşüm üretir.
Bu kavram, Holokost gibi süreçleri anlamak için de anahtar sunar. Savaşın ideolojik boyutu, askeri hedeflerin ötesine geçerek imha politikalarını mümkün kılabilir. Bu da II. Dünya Savaşı’nı yalnız askeri tarih olarak okumanın yetersizliğini gösterir.
Özetle: Vernichtungskrieg, II. Dünya Savaşı’nın bazı cephelerde “yok etme” hedefiyle yürütülen ideolojik ve sistematik şiddet niteliğini ifade eder.
Detaylı anlatım: II. Dünya Savaşı’nın Tarihi: Nasıl Başladı ve Sonuçlandı?

