Yunan düşüncesinde ölüm, karmaşık bir konuydu. Yunan mitolojisi, ölümden sonraki yaşam hakkında çeşitli görüşler içeriyordu. Yunan düşüncesi, ölümü hem korku hem de kabul nesnesi olarak görüyordu. Yunan düşüncesi, ölümün anlamını sorguluyordu.
Yunan mitolojisine göre, ölümden sonra ruhlar Hades’e (yeraltı dünyası) gidiyordu. Hades, ölülerin krallığıydı. Hades’te, ruhlar yaşamlarına göre farklı bölgelere gönderiliyordu: Elysion (cennet), Asphodelos (sıradan ruhlar) ve Tartaros (cehennem). Yunan mitolojisi, ölümden sonraki yaşamı detaylı bir şekilde tasvir ediyordu.
Eleusis Gizemleri, ölümden sonraki yaşam hakkında bilgi veriyordu. Bu gizemli ritüeller, ölümden sonraki yaşamın sırlarını açıklıyordu. Eleusis Gizemleri, sadece inisiyasyon geçirenlere açıktı. Eleusis Gizemleri, Yunan düşüncesinde ölüm korkusunu azaltıyordu.
Yunan felsefesinde, ölüm farklı şekillerde ele alınıyordu. Sokrates, ölümü bilinmeyen bir yolculuk olarak görüyordu. Platon, ruhun ölümsüzlüğünü savunuyordu. Epikuros, ölümden korkmamayı öğütlüyordu çünkü ölüm, bizim için hiçbir şeydi.
Yunan cenaze ritüelleri, ölümün önemini vurguluyordu. Cenaze törenleri, ailenin ve toplumun ölümü kabul etmesini sağlıyordu. Cenaze törenleri, ölünün ruhunun Hades’e güvenli bir şekilde ulaşmasını sağlıyordu. Cenaze törenleri, toplumsal bağları güçlendiriyordu.
Yunan mezar taşları, ölünün anısını yaşatıyordu. Mezar taşları, ölünün hayatını ve başarılarını anlatıyordu. Mezar taşları, ailenin ve toplumun ölüme saygısını gösteriyordu. Mezar taşları, Yunan sanatının önemli örnekleridir.
Yunan düşüncesinde ölüm, modern ölüm felsefesini etkiledi. Yunan ölüm kavramları, bugün hala felsefe ve din alanında tartışılmaktadır. Yunan düşüncesinde ölüm, insanın varoluşsal sorularını sorgulamasının önemli bir örneğidir.
